Emine Erdoğan Hanımefendi ve Bakanımız Selçuk, "Bir Dünya Kadın" sloganıyla düzenlenen "Uluslararası Mardin Kadın Sempozyumu"na katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, "Terör örgütleri, buradan yükselen ışığı asla söndüremeyecekler. Hep birlikte, Türk, Kürt, Arap ayrımı yapmadan, umutsuzluk ve korkuyu bu topraklardan sileceğiz. Bilimi ve sanatı burada, yeniden dirilteceğiz. Kadınlarımızın bu süreçte büyük bir misyon üstleneceğini düşünüyorum. Çünkü kadınlar birleştiricidir." dedi.

 

Mardin'de, Büyükşehir Belediyesi ve Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) öncülüğünde Valilik, GAP İdaresi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi desteğiyle "Bir Dünya Kadın" sloganıyla "Uluslararası Mardin Kadın Sempozyumu" düzenlendi.

 

Bir otelde gerçekleştirilen iş, siyaset, medya, sivil toplum ve akademi dünyasından kadınları Mardin'de bir araya getiren sempozyumda tanıtım filmi izlendi, müzik dinletisinde Türkçe ve Arapça şarkılar seslendirildi. 

 

Sempozyumun açılışında konuşan Emine Erdoğan, farklı din, dil ve etnik yapıların bir arada yaşadığı, bu güzel şehirde olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 

- "Mardin, bir masalın ilk cümlesi gibi bir şehir"

 

"İnsan Mardin'i beş dakika seyretmekle, metropollerin keşmekeşinde hiç imkan bulamadığı bir yolculuğa çıkıyor. Coğrafya böyledir, insanı şekillendirir, yoğurur, ruhuna renk verir." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Mardin, bir masalın ilk cümlesi gibi bir şehir. Işık nasıl doğudan yükseliyorsa, insana ilham veren her güzellik de bu topraklardan yükseliyor. Büyük şehirlerde binaların arasına sıkışmış bir çocuğun hayal dünyası ile bir Mardin evinin damından, uzansa yıldızlara eli değecek bir çocuğun dünyası aynı olabilir mi? Bu topraklar yüzyıllardır, şairlere, bilim insanlarına, kaşiflere mekan olmuştur. İşte tam da bu nedenle, terör örgütleri yıllardır, yükselen bu ışığın üzerini kalın bir perde ile örtmeye çalıştı. Şu berrak gökyüzü, gençleri bilime, sanata, edebiyata heveslendirirken, hain emeller, büyük doğumlara set oldu. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Hepsine Rabbimden rahmet diliyorum. Geride kalan anaların, eşlerin, evlatların acısını paylaşıyorum."

 

- "Terör örgütleri buradan yükselen ışığı asla söndüremeyecekler"

 

Devletin terörün kaynaklarını yok etmek, yaşamı korkudan arındırmak için tüm gücüyle mücadele ettiğine işaret eden Erdoğan, "Terör örgütleri, buradan yükselen ışığı asla söndüremeyecekler." diye konuştu.

 

Emine Erdoğan, "Bizler hep birlikte, Türk, Kürt, Arap ayrımı yapmadan, umutsuzluk ve korkuyu bu topraklardan sileceğiz. Bilimi ve sanatı burada, yeniden dirilteceğiz inşallah. Kadınlarımızın bu süreçte büyük bir misyon üsteleneceğini düşünüyorum. Çünkü kadınlar birleştiricidir." ifadelerini kullandı.

 

- Kadınlar 15 yıl öncesinden farklı bir noktada

 

Böylesine tarihi bir dokuda kadınlar üzerine konuşmanın ayrı bir mutluluk vesilesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu anlamlı buluşmanın hayırlara vesile olmasını diledi.

 

Emine Erdoğan, bugüne kadar kadın üzerine sayısız toplantı yapıldığını, kadın sorunlarını ifade eden pek çok cümle kurulduğunu, bundan sonra da bu cümlelerin kurulmaya devam edeceğini ifade ederek, ancak kurulan cümlelerin mahiyetinin artık değiştiğini fark ettiğini aktardı.

 

Bundan 10 yıl önce, kadınların temel hak ve hürriyetlerinin konuşulduğunu, bugün ise kadınların elde ettiği büyük kazanımlardan bahsedildiğine dikkati çeken Emine Erdoğan, büyük bir memnuniyetle, Türkiye'deki kadınların bugün, 15 yıl öncesinden çok farklı bir noktada olduğunu gördüğünü belirtti.

 

- "Kadınların bugün toplumsal hayattaki yükselişini ele alıyoruz"

 

Erdoğan, sadece birkaç rakam üzerinden bile bunu net biçimde görmenin mümkün olduğunu anlatarak, gelinen aşamaya ilişkin şu örnekleri paylaştı:

 

"Kadın istihdam oranı 2002'lerde yüzde 20'lerdeyken, bugün yüzde 30'ları aştı. Keza kadınların iş gücüne katılım oranında yüzde 10'un üzerinde bir artış sağlandı. Kadınlarımızın yükseköğretimde okullaşma oranı yüzde 13'lerden yüzde 40'lara yükseldi. Akademideki kadın öğretim elemanı sayımız, dünya ortalamasının üzerinde. Siyasetten iş dünyasına daha pek çok alanda kadınlarımızın toplumsal hayata aktif katılım sağladığını görüyoruz. 15 yıl önce, 'haydi kızlar okula' derken, bugün temel eğitimde kız-erkek oranının eşitlendiğine şahit oluyoruz. Daha da ötesi, kızlarımızı artık bilim, teknoloji ve mühendislik gibi alanlarda eğitim almaya çağırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki kızlarımız, yurt dışındaki akranları ile rekabet edecekler. Hulasa, dün daha çok kadınların ve kız çocuklarının mağduriyetini konuşurken, bugün toplumsal hayattaki yükselişini ele alıyoruz."

 

Emine Erdoğan, kadın varlığını yücelten bu gelişmelerin elbette kısa sürede olmadığını, bu kazanımların, uzun ve zorlu mücadelelerin sonucunda elde edildiğine dikkati çekerek, "Türkiye'nin en reformist siyasal iradesi ile bu noktalara gelindi." dedi.

 

- "Yeni nesillerin geleceğini teminat altına aldık"

 

Başörtülü genç kızların üniversite kapılarından döndürüldüğü günleri unutmadıklarını aktaran Erdoğan, etnik aidiyetleri nedeniyle dışlanan kadınların yüreklerde hala bir yara, devlet dairelerine giremeyen, mesleklerinden men edilen kadınların, herkesin hafızasında olduğunu dile getirdi.

 

"Ne mutlu ki bugün demokratik haklar hepsine iade edildi. Telafisi imkansız büyük kayıplar olsa da, bu mücadele sonucunda yeni nesillerin geleceğini teminat altına aldık. Bugün hiçbir kadınımızın dini inancı, etnik mensubiyeti ve farklı fikirleri nedeniyle ayrım yaşamasına gönlümüz razı olamaz." ifadelerini kullanan Emine Erdoğan, barışı, huzuru ve ortak bir geleceği inşa etmek için çalıştıklarını bildirdi.

 

- "Hep birlikte şiddeti ortadan kaldıracak adımlar atmalıyız"

 

"Ülkede kadınlar lehine büyük gelişmeler olurken, sorunlarımız yok mu? Elbette var." diyen Erdoğan, her şeyden önce tüm dünyada olduğu gibi, ülkedeki en büyük sorunlardan birinin kadına yönelik şiddet olduğunu kaydetti.

 

Emine Erdoğan, "Hep birlikte şiddeti ortadan kaldıracak adımlar atmalıyız. Bunun ilk adımı, elbette kadınlarımızı güçlendirmektir. Fakat daha da önemlisi, şiddetin kaynağı olan zihniyetle mücadele etmeliyiz. Şiddeti besleyen geleneksel algıları dönüştürmeliyiz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, kadın meselesi aynı zamanda bir erkek meselesidir." şeklinde konuştu.

 

Tüm dünyada kadınların üçte birinin, hayatlarının bir döneminde fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığına işaret eden Erdoğan, şiddetin hiçbir gerekçesinin olamayacağını vurguladı.

 

Emine Erdoğan, savaşlarda en çok kadınların mağdur olduğunu anlatarak, bu nedenle çatışmaların önlenmesi ve göç şartlarına maruz kalan kadınların ihtiyaçlarının gözetilmesini, "insanlığa olan borcumuz" olarak nitelendirdi.

 

- "Güçlü aileler, güçlü toplum demektir"

 

Tüm dünyanın, artık kadınların hak ettiği yeri aldığı bir sosyal düzen kurmayı, kalkınmanın temel şartı olarak gördüğüne dikkati çeken Erdoğan, uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları, hükümetlerin bu nedenle hummalı bir çaba içinde çalıştığını söyledi.

 

Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Şu hususa özellikle değinmek istiyorum, bütün bu çabalar içinde unutulmamalıdır ki Rabbimiz, kadınlara anne olmak gibi çok özel bir imtiyaz bahşetmiştir. Bu güzel hediyenin hakkını vermek de yine kadınlara düşüyor. Bu noktada, kadınlara pozitif ayrımcılık sağlayarak, işlerini kolaylaştırmalıyız. Esnek çalışma saatleri, doğum ve süt izni, kreş hizmetlerine erişim gibi imkanlar, hayatlarının doğal bir parçası olmalı. Nitekim, devletimiz bu imkanları artırmak için çalışıyor. Elbette burada babaların sorumluluğunu da hatırlatmak gerekir. Çünkü aile, anne-baba ve çocuklardan oluşan bir bütündür. Sadece kadına yüklenen aile sorumluluğu, kadını bir süper kahraman olmaya zorlar ki bu, kadınlarımız için ağır bir yüktür. Eve yalnızca para getirmeye yarayan bir baba modeli son derece yetersizdir. Aileyi güçlü tutmak, birbiri ile uyum içinde, güçlü ilişkilere sahip bireylerle mümkündür. Güçlü aileler, güçlü toplum demektir. Türkiye'nin genç nüfus avantajını sağlam bir toplumsal yapı ile tahkim edersek güçlü bir ülke oluruz."

 

İki gün boyunca sempozyumda çok sayıda oturum gerçekleştirileceğini ifade eden Erdoğan, konuşmacıların da bu tezleri güçlendirecek modeller ve pratik çözüm önerileri ortaya koyacağına inandığını aktardı.

 

Bu toprakların, bugün Batı'nın henüz yeni yeni keşfettiği, çok kültürlülüğün mayalandığı coğrafya olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, bu nedenle bu topraklarda söylenecek her sözün bu mayaya karışıp, insanlığın geleceğini şekillendireceğini bildirdi.

 

Emine Erdoğan, toplantıya katkı veren herkesi kutladığını, Mardin Valiliği başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkürlerini sunduğunu belirterek, Mardin halkını sevgiyle selamladığını sözlerine ekledi.

 

- ‘’Bin yılı aşkın süredir bu topraklarda kalemle, ilimle, irfan ile geleceğimizi birlikte inşa ediyoruz’’

 

Sempozyumda bir konuşma yapan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise, sempozyuma katılmaktan ve Mardin'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 

"Misafir bulunduğumuz bu şehir, kültür ve mimarisiyle, köklü medeniyetimizin izlerini bugüne taşıyan şehirlerimizden biri. Bir masal şehri. Bin yılı aşkın süredir bu topraklarda kalemle, ilimle, irfan ile geleceğimizi birlikte inşa ediyoruz. Mardin, Osmanlı döneminde her şehirde görülen farklı etnik ve kültürel yapıdaki insanların birlikte yaşama düşüncesinin çok somut bir merkezi." diyen Selçuk, bu topraklarda yaşayanların, barış ve kardeşliği en güzel şekilde temsil ettiğini ve herkes için örnek teşkil ettiğini belirtti.

 

Demokrasinin, temel insan haklarının teminatı, güçlü bir hukuk anlayışı ve sağlam bir adalet sistemi olduğuna işaret eden Bakan Selçuk, hükümet olarak bu yaklaşımı güçlendirmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde büyük bir gayret gösterdiklerini dile getirdi.

 

- "Kadının huzuru, toplumun huzuru"

 

Selçuk, bu alanda toplumsal zihniyet dönüşümü gerçekleştirmenin, değişimin gerekçelerinin toplumun tüm kesimlerine anlatılmasıyla mümkün olduğunu ifade ederek, "İnsan hakları konusunda ilk önemseyeceğimiz konulardan biri de kadın hakları. Kadının huzuru, toplumun huzuru. Huzurun kadına yansıması aileden topluma, toplumdan ülkeye, ülkeden dünyaya yayılıyor. Bugünkü sempozyumumuz gibi bir dünya kadına ulaşıyoruz. Bir toplumda sevgi ve saygı gibi hak ve adalet duygusu da ancak kadınlarla başlıyor ve nesillere ancak kadınlarla aktarılıyor." diye konuştu.

 

Hukuki olarak Türk kadınının, birçok Avrupa ülkesinden çok önce 1930'da yerel seçimde, 1934'te de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkını elde ettiğini hatırlatan Bakan Selçuk, gerçekleştirilen tüm reformların temelinde kadınları toplumsal yaşamın her alanında etkin ve etkili kılma düşüncesinin yer aldığını vurguladı.

 

- "İnsan hakkı ve onuruna yönelik her saldırı bir insan hakkı ihlalidir"

 

Bakan Selçuk, şunları kaydetti:

 

"İktidarlarımız döneminde kadına yönelik yeni hizmet modellerini hayata geçirdik ve buna dair düzenlemeler yaptık. En büyük insan hakkı ihlali olan şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket ediyoruz. Çünkü şiddet, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi 'bir insanlık suçu.' İnsan hakkı ve onuruna yönelik her saldırı, bir insan hakkı ihlalidir. Her alanda sağlamaya çalıştığımız fırsat eşitliğinin önemli hedeflerinden biride şiddetin son bulunduğu bir toplum inşa edebilmektir. Şiddetin sebep ve sonuçlarıyla birlikte daha iyi anlaşılabilmesi, bu alandaki mücadelemize destek olacak. Hükümetimiz tarafından kadın erkek fırsat eşitliğini amaçlayan politikalar, aileyle birlikte kadın haklarına odaklanan ayrı bir başlık altında ele alınıyor. 2003'te yürürlüğe konan İş Kanunu'nda da kadın erkek fırsat eşitliğini gözeten, iş ve işçi ilişkisinde cinsiyet dahi hiçbir nedenle temel insan hakları bakımından ayrım yapılmayacağına ilişkin birçok düzenleme yapıldı."

 

Kadının sosyal hayata kazandırılmasının sadece kadınlara değil, toplumun tüm kesimlerinin sosyal, ekonomik ve zihinsel gelişimine katkı sunacağına inandıklarını ifade eden Bakan Selçuk, hükümetleri döneminde kadınların eğitime erişmesi, iş yaşamlarına katılmalarında önemli mesafe katedildiğini aktardı.

 

- "2023'te kadının iş gücüne katılım oranını yüzde 41'e eriştirmeyi hedefliyoruz"

 

Selçuk, kadın istihdamında yaşanan gelişmeye de değinerek, şu ifadeleri kullandı:

 

"2005 yılında ülkemizde istihdam edilen 5 milyon kadın bulunurken, bu rakam 2018 temmuz itibarıyla 9 milyon 121 kadına çıktı. Buradaki 4 milyonluk artış, yüzde 70 oranında bir iyileştirmeye tekabül ediyor. 2023 yılında ise kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 41'e eriştirmeyi hedefliyoruz. Bakanlık olarak kadının ekonomik ve sosyal gelişimini destekleyerek, kadın girişimciliğini kolaylaştıracak programların hayata geçirilmesi öncelikle hedeflerimiz arasında. Girişimcilik, özellikle kadın girişimciliğine, kadın istihdamının artırılmasına dair sorunları çok ortaklı ve katılımlı olarak çözmeyi hedefliyoruz. Bu hafta başında Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız ile kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından ortak bir protokol imzaladık."

 

Aile ve dinamik nüfus yapısının korunması eylem planında da iş ve aile yaşamının uyumlu hale getirilmesini amaçladıklarını anlatan Bakan Selçuk, bu planda hamilelik, doğum, süt izni, esnek çalışma, iş yerlerine kreş zorunluluğu gibi kadınların anneliğini kolaylaştıracak pek çok imkan hayata geçirildiğini aktardı.

 

- "Aile politikalarımız, manevi değerlerimiz içinde önemli bir güvence"

 

Selçuk, kadınların hizmete erişimini kolaylaştırdıklarını, eğitim, sağlık, çalışma hakkı gibi temel insan haklarından yararlanma konusunda pozitif ayrımcılığı benimsediklerini dile getirerek, kadınlar için yapılan bütün bu reform ve değişimlerde öncü rolünden dolayı Emine Erdoğan'a şükranlarını sunduğunu belirtti.

 

"Kadınlar, yaşadığımız kültürün ayrılmaz bir parçası ve aynı zamanda kültürümüzün taşıyıcısı. Bu anlamda, bulunduğu ve yaşadığı ortam içinde etkin kılmanın yollarını aramalıyız." diyen Bakan Selçuk, "Bizim topraklarımız kadınları vatanını sahiplenmiş, annelik vasfından dolayı anaların toprağı Anadolu'dur. Yükselen her medeniyetin parıltısı öncelikle daima kadında başlamıştır. Kadının, bulunduğu kültür içinde desteklenmesi, girişimine yönelik çalışmalar üretilmesi, farkındalık çalışmasının ona göre yani kültür göz ardı edilmeden yapılması gerek." ifadelerini kullandı.

 

Selçuk, "Toplum hayatımızda karşılığı olmayan hiçbir değeri ayakta tutmamız mümkün değil. Evlilik ve aile hayatını ilgilendiren her değer, aynı zamanda toplumda huzur ve düzeni sağlamaya yönelik. Doğumdan ölüme fertlerin her türlü ihtiyacını gözeterek geliştirdiğimiz aile politikalarımız, manevi değerlerimiz içinde önemli bir güvence." şeklinde konuştu.

 

Egemen kültürün etkisi altındaki toplumların dillerini, geleneklerini, değerlerini bir bir kaybettiğine dikkati çeken Bakan Selçuk, bu anlamda aile değerlerini yeniden ihya etme sürecinde bu konuların önemli bir çıkış noktası olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini anlattı.

 

Selçuk, şunları kaydetti:

 

"Bu nedenle kadına yönelik politikalarda çok yönlü, çok katmanlı ve aile odaklı politikalar geliştirmek durumundayız. Aile ve toplum hayatıyla bütünlük arz etmeyen bir kadın politikasının, kalıcı çözümler getireceğine inanmıyoruz. Aile yapısındaki hızlı değişim, bütün dünyanın ortak meselesi. Modernleşme her adımında toplumun temeli olan aileye yön vermekte. Biz de çalışmalarımızı buna göre şekillendirmeliyiz. Hakkı ve haklıyı bırakıp, güce ve güçlüye boyun eğenler, kadınlarla birlikte, çocukları ve yaşlıları yoksulluğa ve çaresizliğe sürüklüyor. Kadınlarımızın eğitim ve istihdam alanındaki sorunlarını çözmek için karşılıklı iş birliğini geliştirmeyi ve buna dair çalışmalar yapmayı sürdüreceğiz. Büyük Türkiye anlayışıyla, kadınlarımızın bilgi ve tecrübeleriyle üretime sağladıkları destekle geleceğimizi inşa etmeye devam edeceğiz."

 

Sempozyumda tartışılacak tüm konuların Bakanlıkları ile ilgili olması sebebiyle alınacak verimin kendileri için önemli olduğuna dikkati çeken Bakan Selçuk, medeniyetin kurucusu güçlü kadının her alanda yükselmesi için gösterilen çabadan dolayı başta Emine Erdoğan olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür etti.

 

İki gün sürecek, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden iş, siyaset, medya, sivil toplum ve akademi dünyasından kadınları bir araya getiren sempozyuma, AK Parti Siyasi ve Hukuk İşleri Başkan Yardımcısı Zeynep Alkış, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.


Sonraki Sayfa: KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU AYDINLATMA METNİ

Önceki Sayfa : Bakan Selçuk, Hakkari Şemdinli'de yaralanan ve GATA’da tedavileri devam eden gazileri ziyaret etti.